Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“BİLİMİN CAHİLİYE DÖNEMİ”

Bu haber 208 kere okunmuş. 04/10/2022

Babaannem bize çorba yapardı bulgurlu, ekşi erikli. Bir de kalp hastası dedeme yapardı pirinçli ekşi erikli. Bize bulgur pilavı yapardı üzerine yağda kızdırılmış sarımsaklı su gezdirirdi. Ki cümle mahalleden duyulurdu o koku buram buram. Dedeme pirinç pilavı hasta ya dedem doktor perhiz vermişmiş. İki türlü lahana sarması yapardı babaannem, bize akakser buğdayının bulgurundan, dedeme Gönenin pirincinden. Çünkü dedem kalp hastası dokdur perhiz vermişmiş. Çocuk olmak da zordu bilimin cahiliye döneminde. Canımız buram buram yerli buğdaydan yapılan bulguru değil, Gönenin pirincinden olanı çekerdi. Çekerdi ya biz pirinç üretimiyorduk ki! Üretemediğin az girer eve hem o ilaçtır. Dokdur da hastaya verdiyse, ya biterse o pirinç? Mazallah hasta bulgur yemek zorunda kalırsa nece olur o hastanın halı? Bulgur yiyenin midesini gaynatmıyo mu zaten? Mide kanaması geçirmiş adama köy tavuğunu yasaklayan doktor, köylünün köy horozunu indiriyordu mideye. Ki şimdiki kaçan, gezen, tozan değil çingene horozu diye tabir edilen cinsten. Günlük alınıp evde beslenenden değil. Yıllarca öcü diye korkutulan, yumurta, tereyağ, hayvansal yağ, köy ekmeğinin yanı sıra missslerr gibi bulgur da yasaklılar listesindeydi. Öyle hale gelmişti ki; psikolojileri bile reddediyordu bu can-ım doğal ürünleri. Biz çocuklar da duya duya büyüyorduk. Duydukça hazır olana evriliyorduk. Seker hastası pazar ekmeği yer. Eyvah bazar ekmeği bitmiş. Netsin şimdi bu hasta? Ya kazara köy ekmeği giderse mideye komaya girer mazallah. Teyzem rahmetli yıllarca aç gezdi şekeri yükseliyor. Eyvah ondan dı,bundan dı son iki yılını güneşte kurutulmuş pazar ekmeğini ayrana doğrayıp yiyerek geçirdi. En son şeker komasına girdi ve çıkamadı. Köylü cahil değildi. Ne zaman bilim şarlatanlarının eline düştü,o zaman hem cahil hem aç bırakıldı. Şimdi düşünüyorum da o günlerde kendi ürettiğini köylüye yedirmeyen doktorlar hastalardan, köy sütü, köy ekmeği,köy yumurtası istemiyorlardı, hediye kabul ediyorlardı.  Yazık günah bee! Hepiniz mi cahildiniz? Bir doktor pirinçle, doğal bulgurun,köy ekmeğiyle beyazlatılmış lastik gibi ekmeğin arasındaki sağlık farkını bilemiyecek kadar akıl yoksunu olamaz. Olsa olsa sistemin gönüllü haini olabilir ancak. Aslında sadece ekşi yeşil erikli ve bal kabak rendeli, köy tavuğu sulu pirinç çorbası diyecektim. Nerelere gittim. Benim çocukluğum yaralıdır. Ben çocukluğuma şifa niyetine arasıra içerim içemediklerime sayaraktan. Afiyet şifa olsun!

İMSULA

FATMA AKER

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 2 = ?