Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“NİKÂHTAN ÖNCE”

Bu haber 228 kere okunmuş. 16/05/2022

 

“İki gönül bir olunca samanlık seyran olur” derlermiş eskiden. Ama artık öyle olmuyor.

Duygularımız ve dürtülerimiz bizi ve hayatımızı yönetiyor. Bunlardan bir tanesi evlilik. Evlilik, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu. Karşımıza çıkan yakışıklı bir erkek ya da güzel bir kadın olduğunda biraz flört edip paldır küldür düşünmeden evleniyoruz. Evliliğin ilk yıllarında yine paldır küldür acele karar verip çocuk yapıyoruz. Evlilikte karşılaştığımız en küçük sorunla yine acele edip ayrılıyoruz.

Neden evleniriz? Ailemiz, “Hadi oğlum artık senin evlenme zamanın geldi” deyip onları mutlu etmek için mi, evlenirsiniz?  Veya “Benim de sevdiğim kadınla ya da erkekle kuracağım bir yuvam mı olsun” dersiniz?  Abraham Maslow’a göre, insanın yemek, içmek, barınmak, cinsellik gibi fiziksel ihtiyaçlarının yanı sıra sevilme, ait olma, kabul görme, kimlik bulma temel ihtiyaçları arasındadır. Temel ihtiyaçlarımızın giderildiği en sağlıklı yer ise ailedir.

Sokrates “Evlenin; eşiniz iyi olursa mutlu, kötü olursa filozof olursunuz” diyor. Her iki durumda da şanslı gibi görünüyoruz ancak yine de evlilik bir seçimdir. Eğer ki karşımızdaki insanı mutlu edeceğimize ve onunla mutlu olacağımıza kalpten inanıyorsak evlenelim. Evliliğin sorumluluğunu alabilecek güce ve kişilik donanımına sahip değilsek başka birinin hayatını karartmaya hakkımız yok. Çoğu insan sorumluluk duygusunu kazanmadan evlilik yapıyor. Karşımızdaki eş olacak adayı yeterince tanıyor muyuz? Huyu, suyu bize uyuyor mu acaba? Evlilik ve aile olma yolunda aynı düşüncelere sahip miyiz? Kadın erkek fark etmiyor, sırf zengin diye ya da evi arabası var diye başlayan evlilikler çıkar ilişkilerine dayanıyor bazen.

İkili ilişkilerde aranan en temel özellik güvendir. Güven ise sevgi, sadakat ve saygı üçgeninden oluşur. Güven sadece aldatmaya karşı durmak değil, duygusal, düşünsel olarak da eşine sadık kalabilmektir.  Karşınızdaki insana sorumlu olduğunuzu bilmektir. Flört evresindeyken evlilik hazırlıkları yapan çiftler, dürüst bir kişilik göstermeli aynı zamanda birbirlerine açık ve net olmalıdır. Güvendiğimizi ve güvenilir olduğumuzu davranışlarımızla, ortaya koyarsak eş adayımız kolayca algılayabilir fakat rol yapılıyorsa sorun başlar. İnsanlar içlerinde var olan sezgileriyle karşılarındakinin ne hisler içinde olduğunu ne amaçladıklarını gayet rahat anlayabilirler. İlişkinin başlarında gizlense bile zamanla eninde sonunda er ya da geç niyetimiz ortaya çıkar. Her iki taraf için de mutsuzluk başlar.     

Karşımızdakine evlenmeden, evlendiysek sonraki yıllarda hayal kırıklığı ve pişmanlık yaşatmış oluruz. Evlenmeden önce tüm özelliklerimizi, beklentilerimizi anlatmalı, gizli saklı işler yapmaktan sakınmalıyız. En güç olanı da “sonra düzelir“ diyerek zor değiştirilebilir alışkanlıkların üstünü örtmek, gün yüzüne çıkartmamak.

Yuva kurulurken her iki tarafın da maddi manevi ihtiyaçları ve beklentileri vardır. Bu ihtiyaçlar evliliğin ilk yıllarında karşılanmadığı takdirde gelecekte onarılması güç sorunlar yaşanabilir.  Maddi ihtiyaçlar; yuva için gerekli eşyaların alınması yanında duygusal ihtiyaçlar; sevgi, şefkat, samimiyet ve sadakat gibi…

Evleneceğiniz kadın çocuğunuza anne olabilir mi, evleneceğiniz erkek baba olabilir mi? Eş olarak sizin yanınızda olabilecek mi? Çalışmalarınızda, başarınızda siz destekleyecek, ihtiyacınız olduğunda merhametiyle şefkatiyle sizi sarıp kollayacak mı?  Evlilik için manken gibi bir fiziğe sahip olmak yeterli mi? Bilgisi, kültürü hoşlandıklarınız örtüşüyor mu? Birlikte saatlerce konuşabiliyor musunuz, kriz anlarını yönetebiliyor musunuz? 

Sadece bireyler evlenmiyor aileler de işin içinde akraba oluyorlar. İki kişinin, kültürü, eğitimi, ekonomik durumu, yaşı, fiziki görüntüsü dikkate alınacak noktalar. Başlarda hiç önemsemediğimiz bir konu dev gibi sorun olarak çıkabiliyor karşımıza. Yıllar geçtikten sonra “Neden ayrılmak istiyorum” diye kendinize ya da “Eşim benden neden ayrılmak istiyor?”  diye sormayın.  Nikâh masasına oturmadan çok düşünmek gerek evlendikten sonra ayrılmamak için.

Evlilikte amaç; acısıyla, tatlısıyla sevdiği doğru insanla yaşamı paylaşmak ve deneyimlemektir. İçinde, acı da var, sevinç te.. Zorluk var, kolaylık da… Çiftler, birlikte yaşam mücadelesini verip sonuçlarını göğüsleyebiliyorlarsa yuvalarında huzuru ve mutluluğu yakalayabilirler. Öncesinde bireyler sadece kendileri için yaşarken, evlilikle; birlikte, yeni küçük bir dünya kurarlar kendilerine.

Evliliğin sorumluluğunun bilincinde olmayanlar, evliliği zevki sefa zannedenler hüsrana uğrayacaklardır. Üzülen sadece evli çiftler olmayacak bundan en çok zarar görenler aile bireyleri anne/ babalar ve yakınlar da olacaktır. Günümüzde oldukça yaygın olan ayrılıkların olmaması için nikâhtan önce “Karşımızdaki doğru insan mı?” diye düşünmeden karar vermeyelim.

AYŞEGÜL AKAY

YAZAR

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 10 = ?