Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

ATATÜRK CUMHURİYETİ VE TARİH BİLİNCİ

Bu haber 137 kere okunmuş. 29/10/2020

Birinci Dünya Savaşı sonunda,

30 Ekim 1918’de, Mondros Ateşkes

Anlaşması yapıldı mı kardeşim?

Yapıldı.

Bu anlaşmayla önce Osmanlı’nın

orduları dağıtıldı mı kardeşim?

Dağıtıldı.

Silahları toplandı mı kardeşim?

Toplandı.

Subayları da atıldı mı kardeşim?

Atıldı.

Paşalar Malta’ya sürüldü mü kardeşim?

Sürgün edildi.

Askerleri terhis edildi mi kardeşim?

Terhis edildi.

Toprakları işgal edildi mi kardeşim?

İşgal edildi.

10 Ağustos 1920’de de Sevr Anlaşması

İmzalandı mı kardeşim?

Evet, imzalandı.

Ülke resmen paylaşıldı mı kardeşim?

Evet, paylaşıldı.

Padişah da İngiliz zırhlısı ile ayrıldı.

Ayrıldı.

İngilizlere sığındı mı kardeşim?

Sığındı.

Yani İzmir, Akdeniz, İstanbul

olmak üzere ülke işgal edildi,

padişah İngilizlere sığındı,

ülke başsız kaldı.

İstanbul meclisi basıldı.

Milet vekilleri tutuklandı.

Bunlar gerçek mi kardeşim?

Gerçek.

Peki, ne olacaktı kardeşim?

Peki, ne olmalıydı kardeşim?

Peki, ne yapılmalıydı kardeşim?

İşte tam da o, olması gerekenler oldu.

Yapılması gerekenler yapıldı kardeşim.

M. Kemal ve arkadaşları, yola çıktı mı

kardeşim?

Çıktı.

Samsun’a çıkıp Amasya, Erzurum, Sivas

Kongreleri’nde millete danışıp Kurtuluş 

Savaşı’nı başlattı mı kardeşim?

Başlattı.

Önce Mondros’u çöpe atarak işe

başladı mı kardeşim?

Başladı.

Sonra da Sevr Anlaşması’nı yırttı mı?

Yırttı.

19 Mayıs 1919’dan, 9 Eylül 1922’ye,

üç yıl süren kanlı bir kurtuluş

savaşı ile bağımsız bir vatan

kazanıldı mı kardeşim?

Kazanıldı.

Padişahların kulları sayılan ahaliden

bir millet yaratıldı mı kardeşim?

Yaratıldı.

Hanedanlık kaldırıldı mı kardeşim?

Kaldırıldı.

Saltanat kaldırıldı mı kardeşim?

Kaldırıldı.

Padişahın mülkü sayılan topraklar,

milletin ortak vatanı oldu mu kardeşim?

Oldu.

Kulun yerini vatandaş aldı mı kardeşim?

Aldı.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletin

oldu mu kardeşim?

Oldu.

Milletin egemenliğini yansıtan

TBMM açıldı mı kardeşim?

29 Ekim 1923 ile de millet,

Cumhuriyetle  taçlandı mı?

Taçlandı.

Sultanın, padişahın yerini,

halkın iradesi ile halk idaresi

aldı mı kardeşim?

Aldı.

Eşit yurttaşlık ile etnik;

laiklik ile de dinsel-mezhepsel

ayrım da ortadan kaldırılarak,

iç barış sağlandı mı kardeşim?

Sağlandı.

Hilafet kaldırıldı mı kardeşim?

Kaldırıldı.

Ümmetin yerini millet aldı mı?

Aldı.

Din ile devlet işleri ayrılarak,

inanç ve vicdan özgürlüğü de

laiklikle güvenceye alındı mı?

Alındı.

Demokratik hak ve özgürlükler,

hukukun üstünlüğü ve adalet

ayrımsız, her yurttaşa tanındı.

Çağdaş uygarlık hedef alındı.

“Üniter ve  demokratik devlet,

başkent, bayrak, istiklal marşı,

Cumhuriyetin temel nitelikleri

ve kurucu, kuruluş felsefesi

değişmez ve değiştirilemez;

değiştirilmesi teklif de edilemez.”

denilerek, Atatürk Cumhuriyeti

sonsuza dek güvenceye alındı.

Yeni Türk ABC’si okuma yazma

oranı yüzde 2’lerden yüze çıkarıldı.

Her ile ilçeye hastaneler açıldı.

Kadına seçme-seçilme hakları

sağlandı.

Cumhuriyet ile Türk ulusu,

dünyadaki onurlu yerini kaldı.

Türkiye Cumhuriyeti, gençliğe

emanet bırakıldı.

Peki, sana düşen ne kardeşim?

Kurtarıcıya ve kurucuya vefa,

şükran, kadirşinaslık ve saygı…

 

Cumhuriyet’in 100.Yılı’na doğru,

bu topraklarda, bu yurtta

demokrasi ve hürriyet;

hem hukuk hem adalet;

hem çağdaş demokratik

Cumhuriyet olmasıydı

en başından hedeflenen.

Keşke  uzaklaşılmasaydı,

sapılmasaydı bu hedeften.

Kopmadan Cumhuriyet’ten;

medet ummadan etnikçilikten,

kutsal inanç yerine “dincilikten.”

Ruhları saran azgın rantiyecilikten

keşke hiç mi hiç fayda umulmasaydı.

Alabildiğine bir barış çizgisinden,

birlik, beraberlik ve bütünlükten

ah, keşke hiç sapılmasaydı.

Cumhuriyetimiz 97. Yılı’nda,

yazık ki zordadır, dardadır!

Lakin aşılacaktır yine elbet;

kazanılacaktır yeniden elbet,

şahlanacaktır Cumhuriyet.

Payidar kalacaktır ilelebet.

Devam edecektir yolculuğuna;

girecektir yeniden elbet rayına,

tarih bilinciyle çağdaş Cumhuriyet, 

Atatürk’ün çizdiği uygarlık yolunda.

Anadolu aydınlanması Cumhuriyet,

zor zamanları aşacaktır elbet.

YAVUZ CEMİL YAVUZ

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

7 + 6 = ?