- Anasayfa
- Aleyna Gürsoy
“DENİZE KÜSEN RUHLAR”

Gittiği yolun yanlışlığı, her an bir bıçak gibi kalbine saplanarak mı döndürülür insan bu hatadan? Bir insanı yaralayıp yanlışlarını yüzüne mi vurursunuz, yoksa doğruyu kendi hatalarıyla bulması için onu zamana mı bırakırsınız?
Düşünürken kafamızda büyütüp bizi çıkmaza sürükleyen bu durum, benim nezdimde ancak yazınca açıklığa kavuştu. Belki de bazı şeyler anlatılsa da anlaşılmıyor, söylense de uygulanmıyordur. Bunun nedeni üzerimizdeki baskı mı? İnsan, karşısındakinin hangi yönünü düzeltmek için uğraşırsa o kadar ters tepkiyle karşılaşır. Bu durum; hem sizi hem de karşınızdaki insanı yıpratmaktan başka bir işe yaramaz.
Oysa bazen en büyük şifa, birini olduğu gibi kabul edip sessizce yanında yürümektir. Çünkü insan, ancak kendi içindeki denizi keşfettiğinde doğru kıyıya yanaşır.
Zorla döndürülen her yol, kalpte yeni bir yara açar; bırakın herkes kendi hızında, kendi vaktinde bulsun güneşini."
Herkes kendi denizinde boğula boğula yüzmeyi öğrensin.
Çünkü bazen doğru yol, birinin elinden tutup zorla döndürmek değil; onun kendi güneşini bulmasını sabırla beklemektir.
Unutma ki zorla kıyıya çekilen her ruh, denize küser.
ALEYNA GÜRSOY




























































